25 – 30 TEMMUZ 2016 TOPLUMUNUN 15 TEMMUZ 2016 DEMOKRASİYE DARBE TEŞEBBÜSÜNE BAKIŞ AÇISI ARAŞTIRMASI
15
01 – 10 HAZİRAN 2016 DOĞU GÜNEYDOĞU ÖZEL GÜNDEM ARAŞTIRMASI
3 Eylül 2016
9
27 AĞUSTOS- 2 EYLÜL 2016 BİNALİ YILDIRIM BAŞBAKANLIĞI’NDAKİ 65. T.C. HÜKÜMETİNİN İLK YÜZ GÜN PERFORMANS ARAŞTIRMASI
5 Eylül 2016

25 – 30 TEMMUZ 2016 TOPLUMUNUN 15 TEMMUZ 2016 DEMOKRASİYE DARBE TEŞEBBÜSÜNE BAKIŞ AÇISI ARAŞTIRMASI

9

Araştırmanın Kimliği

 

        

         Bu çalışma 25 – 30 TEMMUZ 2016 tarihlerinde 15 TEMMUZ 2016 DEMOKRASİYE DARBE TEŞEBBÜSÜNE TOPLUMUNUN BAKIŞ AÇISI ARAŞTIRMASI başlıklı Türkiye Geneli 54 milyon seçmenin 10.000 de biri ile 5.400 kişi ile YÜZYÜZE GÖRÜŞME TEKNİĞİ ile yapılan araştırmanın  özet raporudur. 

Araştırmanın; finansmanını MAK Araştırma Değerlendirme Danışmanlık A.Ş. karşılamış olup; Araştırmanın analiz ve değerlendirme çalışmalarını MAK Araştırma Değerlendirme Danışmanlık A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren ARGEDER DÜŞÜNCE ENSTİTÜSÜ hazırlamıştır.

MAK Danışmanlık olarak yaptırttığımız bu çalışmada toplumun sosyo-kültürel ortalamasına uygun doğru ve yeterli denek belirleme, bu deneklere bağlı olarak verilerin çoklu analizlerle ölçümlenmesinde LİKERT METODU kullanılmıştır. Saha çalışmasında %1.2 yanılma / hata payı ile değerlendirme yapılmıştır.

Araştırmada deneklerin belirlenmesinde % 53.5 erkek, % 46.5 bayan olmak üzere cinsiyet dengesi oluşturulmaya çalışılmıştır.

1 2 3

15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrası toplumda vatana ihanet, terör ve toplumsal infiale sebep olan suçlar için idam cezasının yeniden getirilmesi yönünden ciddi bir beklenti var. AB müktesebatına bağlı olarak kaldırılan idam cezasıyla toplumda bazı suçların engellenebileceği; idam cezasının ciddi caydırıcılığı olacağı düşüncesi toplumsal bir karşılık buluyor.

            MAK Danışmanlık olarak geçmişte ülkemizde infial uyandıran “Özgecan cinayeti” sonrasında da yaptığımız kamuoyu araştırmasında da toplum idam cezası talebi çok ciddi beklenti haline gelmişti.

4

Yerli ve yabancı bazı basın kuruluşlarının FETÖ terör örgütü ve arkasındaki uluslararası entelijansiyanın yönlendirmesiyle 15 Temmuz darbe girişimini sulandırma böylece toplumsal vicdanları susturma gayretlerine rağmen ülkemiz insanları siyasi parti ayırmaksızın nerdeyse tamamına yakını 15 Temmuz gecesi demokrasiye darbe girişimi yapıldığını net olarak gördü ve bu kanaatinde değiştirmekten öte bu kanaati gün geçtikçe daha berrak olarak kesinleşmektedir.

5

Hayatı vesayet rejimleriyle mücadele ile geçen Başkomutan Recep Tayyip ERDOĞAN’ın halkını sokaklara meydanlara çağırmasıyla ve milletin bu çağrıya yürekten ölümüne koşması dünya genelinde demokrasi tarihinde çok sık rastlanan bir davranış modeli değil. Üst akıl ve maşaları da bunu tahmin ve takdir etmemiş olacaklar ki millet karşısında top tüfek uçak ve silaha rağmen bir kaç saat içinde teslim oldular.

            Millet demokrasiye vurulmak istenen darbeyi liderinin doğru ve samimi sevk ve idaresiyle aşarken basının gücü, vatansever polis ve askerlerin milletlerine sahip çıkmasıyla savuşturdu.

6

Türk toplumu çok yüksek bir sayısal oranla 15 Temmuzda Türkiye’de yapılan darbe teşebbüsünün arkasında başta ABD olmak üzere yabancı uluslararası güçlerin var olduğuna inanıyor.

         konu kendileri olduğunda demokrasi havarisi kesilen batı, kendi dışındaki ülkelerde insan hak ve özgürlükleri ile demokrasinin askıya alınması adına her türlü entrikaya açık bir siyaset izliyor.

         Özellikle İslam coğrafyasında sıklıkla başvurulan vesayetçi cuntalar batının taşeronu olarak kendi insanlarına tereddütsüz zulmediyorlar. Ancak 15 Temmuz gecesi Türk milleti bu ihanete dur diyerek batının küresel oyununu bozdu.

7

Türkiye’de 15 Temmuz’da yapılan demokrasiye darbe teşebbüsünün arkasında toplum ABD başta olmak üzere yabancı ülkeleri görüyor.

            FETÖ terör örgütü liderini yargılanmak üzere Türkiye’ye teslim etmeyen, teslimin ötesinde her türlü imkanla koruyup kollayan hatta çok net olarak destekleyen ABD stratejik ortağı Türkiye’ye karşı ihanet içindedir.

            MAK Danışmanlık olarak yaptığımız pek çok kamuoyu araştırmasında Türk toplumun güven endeksini zaten iyice kaybetmeye başlayan ABD bu son darbe teşebbüsüyle toplum vicdanında “darbecilik yaftasına” mahkum olmuştur.

8

Türkiye’de 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanının halkı sokaklara meydanlara çağırmasıyla başlayan meydan gösterilerine her siyasi görüşten toplumun % 72 si en az bir kerre katılmış. Bunların % 20 si hergün katılmaya devam ederken, % 28 bir kaç gününü nöbet tutma hassasiyetiyle zamanını meydanlarda geçirmiş. Hiç katılmadım diyenlerin oranı ise sadece % 22.

            Bu rakamlar demokrasi nöbetine katılımın iktidarın ötesinde önemli bir muhalefet desteğinin de oluştuğunu göstermesi bakımından önemlidir.

 

9

İlk anda herkesin hayatımız zorlaşacak endişesi ile baktığı OHAL uygulaması FETÖ terör örgütüne karşı hızlı ve kararlı uygulamalar için anayasal bir düzenleme olarak hayata geçirildi.

            Hükümetin biz OHAL’i “milletimize karşı değil devletin etkin işleyişi için” sınırlı süreli getiriyoruz ifadesi ve OHAL uygulama sürecinde hükümetin sözünde durması / duracağını göstermesi vatandaştan yüksek bir destek görmesini netice vermektedir.

            Hem geçmiş uygulamalar hem de uluslararası uygulama modelleri içinde sokaktaki insanlara yönelik hemen hemen hiç bir kısıtlamanın olmadığı bu uygulama özellikle yapısal değişimlerin hızlı işlerlik kazanmasında çok başarılı görülmektedir.

10

Her siyasi partiden seçmene ayrı ayrı sorduğumuz bu soruda vatandaşın 15 Temmuz darbe teşebbüsünde kendi partisinin liderini nasıl gördüğünü anlamak istedik. Ak Partili seçmenin partisinden % 95’lik memnuniyeti, % 4 lük kararsızlarla neredeyse blok bir destek olarak okunmalıdır. 11

Bu çalışmanın yapıldığı tarihlerde görev süresi 2 aya yaklaşan Binali Yıldırım hükümetine duyulan sempati 15 Temmuz darbe girişimine rağmen hem Ak Partili seçmenin güvenini hem de yaklaşık % 4.5 bir ilave teveccühü göstermesi bakımından önemlidir.

         Siyasi partilere oy verme nedenleri arasında ilk sırada ekonominin geldiği gerçeği Ak Parti’ye ve siyasetin az konuşup çok iş yapan yüzü Binali Yıldırım’ı topluma sevdirmiş görülmektedir.

12

Siyasi parti liderlerinin 15 Temmuz darbe teşebbüsüne karşı ortaya koydukları duruşları parti tabanlarında olumlu karşılandı. Ancak özellikle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ilk andaki çıkışı çok ciddi takdir toplamış durumda…

            Başbakan Binali YILDIRIM partisinin oy oranı ölçüsünde destek bulurken bu soruya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı dahil etmediğimizi belirtmeye sanırım gerek yok.

            Bu soruda hükümete destek oranı değil; siyasi liderlerin darbe teşebbüsünün başarı ile sonuçlanmasında katkısını anlamaya çalıştık. Hükümetin başarı grafiğini ayrı bir soruda değerlendirdiğimiz için cevap bu menfur eylem karşısında ortaya konulan başarıyı göstermektedir. Ayrıca vatandaş hükümeti zaten mücadeleyi yapmak zorunda görüyor.13

Ülkemiz kurum ve kuruluşlarını habis bir ur halinde saran, maalesef bu süreçte suret-i Haktan görülmesi Milli ve  İslami değerleri kullanmasıyla fark edilmesi çok da kolay olmayan FETÖ’nün ilk sırada TSK olmak üzere ülkenin ana damarları olan adalet ve eğitimi kontrole alıp felç ettiği anlaşılmaktadır. Adalet adına mahkemeler insanlara çok ağır cezalarla devlete düşman olmasını sağlarken, eğitimde paralel yapıya yönelmenin önü açılsın diye devletin eğitim sistemi bilerek baltalanmıştır.

Bu anlamda TSK da çok hızlı bir revizyon yapılırken; adalette hem yapısal düzenleme hem de adli vakalara yönelik terör ve toplumsal infiale neden olan suçlular hariç olmak üzere acil bir ceza indirim yada af gündeme getirilmelidir.

Eğitim ise daha uzun soluklu olarak milli duyarlılık esası ve performans ölçülü bir sistem değişikliği ile yeniden ele alınmalıdır.

SONUÇ VE DEĞERLENDİRME

         Bu çalışma 25 – 30 TEMMUZ 2016 tarihlerinde 15 TEMMUZ 2016 DEMOKRASİYE DARBE TEŞEBBÜSÜNE TOPLUMUNUN BAKIŞ AÇISI ARAŞTIRMASI başlıklı Türkiye Geneli 54 milyon seçmenin 10.000 de biri ile 5.400 kişi ile YÜZYÜZE GÖRÜŞME TEKNİĞİ ile yapılan araştırmanın  özet raporudur. 

Araştırmanın; finansmanını MAK Araştırma Değerlendirme Danışmanlık A.Ş. karşılamış olup; Araştırmanın analiz ve değerlendirme çalışmalarını MAK Araştırma Değerlendirme Danışmanlık A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren ARGEDER DÜŞÜNCE ENSTİTÜSÜ hazırlamıştır.

MAK Danışmanlık olarak yaptırttığımız bu çalışmada toplumun sosyo-kültürel ortalamasına uygun doğru ve yeterli denek belirleme, bu deneklere bağlı olarak verilerin çoklu analizlerle ölçümlenmesinde LİKERT METODU kullanılmıştır. Saha çalışmasında %1.2 yanılma / hata payı ile değerlendirme yapılmıştır.

Araştırmada deneklerin belirlenmesinde % 53.5 erkek, % 46.5 bayan olmak üzere cinsiyet dengesi oluşturulmaya çalışılmıştır.

Yaptığımız araştırmada Türkiye’nin yaşadığı büyük travma ve sonrasında gelen siyasi partiler arasındaki yakınlaşma; herkesin aynı gemide olduğumuzu yada aynı şemsiye altında olduğumuzu anlamasıyla oluşan milli mutabakat ortamı dolayısıyla ilk kez siyasi partilerin oy oranlarını ölçmeye yönelik bir soru sormadık. 11 temel sorudan oluşan araştırmamızın soruları ve bu sorulara verilen cevaplar;

 

  1. Türkiye’ye idam cezası yeniden gelmeli midir?

15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrası toplumda vatana ihanet, terör ve toplumsal infiale sebep olan suçlar için idam cezasının yeniden getirilmesi yönünden ciddi bir beklenti var. AB müktesebatına bağlı olarak kaldırılan idam cezasıyla toplumda bazı suçların engellenebileceği; idam cezasının ciddi caydırıcılığı olacağı düşüncesi toplumsal bir karşılık buluyor.

MAK Danışmanlık olarak geçmişte ülkemizde infial uyandıran “Özgecan cinayeti” sonrasında da yaptığımız kamuoyu araştırmasında da toplum idam cezası talebi çok ciddi beklenti haline gelmişti.

 

  1. Size göre 15 Temmuz 2016 akşamı Türkiye’de ne oldu?

Yerli ve yabancı bazı basın kuruluşlarının FETÖ terör örgütü ve arkasındaki uluslararası entelijansiyanın yönlendirmesiyle 15 Temmuz darbe girişimini sulandırma böylece toplumsal vicdanları susturma gayretlerine rağmen ülkemiz insanları siyasi parti ayırmaksızın nerdeyse tamamına yakını 15 Temmuz gecesi demokrasiye darbe girişimi yapıldığını net olarak gördü ve bu kanaatinde değiştirmekten öte bu kanaati gün geçtikçe daha berrak olarak kesinleşmektedir.

           

  1. 15 Temmuz darbe girişiminin aşılmasında en büyük pay sahibi kimdir?

Hayatı vesayet rejimleriyle mücadele ile geçen Başkomutan Recep Tayyip ERDOĞAN’ın halkını sokaklara meydanlara çağırmasıyla ve milletin bu çağrıya yürekten ölümüne koşması dünya genelinde demokrasi tarihinde çok sık rastlanan bir davranış modeli değil. Üst akıl ve maşaları da bunu tahmin ve takdir etmemiş olacaklar ki millet karşısında top tüfek uçak ve silaha rağmen bir kaç saat içinde teslim oldular.

Millet demokrasiye vurulmak istenen darbeyi liderinin doğru ve samimi sevk ve idaresiyle aşarken basının gücü, vatansever polis ve askerlerin milletlerine sahip çıkmasıyla savuşturdu.

 

  1. Size göre 15 Temmuzda Türkiye’de yapılan darbe girişimin arkasında uluslararası güçler var mıdır?

Türk toplumu çok yüksek bir sayısal oranla 15 Temmuzda Türkiye’de yapılan darbe teşebbüsünün arkasında başta ABD olmak üzere yabancı uluslararası güçlerin var olduğuna inanıyor.

konu kendileri olduğunda demokrasi havarisi kesilen batı, kendi dışındaki ülkelerde insan hak ve özgürlükleri ile demokrasinin askıya alınması adına her türlü entrikaya açık bir siyaset izliyor.

Özellikle İslam coğrafyasında sıklıkla başvurulan vesayetçi cuntalar batının taşeronu olarak kendi insanlarına tereddütsüz zulmediyorlar. Ancak 15 Temmuz gecesi Türk milleti bu ihanete dur diyerek batının küresel oyununu bozdu.

 

  1. 15 TEMMUZ’DA TÜRKİYE’DE YAPILAN DARBE TEŞEBBÜSÜNÜN ARKASINDA ULUSLAR ARASI GÜÇLER VAR DİYEN KİŞİLERE SORULDU) SİZE GÖRE 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİN ARKASINDAKİ ULUSLARARASI GÜÇ HANGİ ÜLKEDİR?

Türkiye’de 15 Temmuz’da yapılan demokrasiye darbe teşebbüsünün arkasında toplum ABD başta olmak üzere yabancı ülkeleri görüyor.

FETÖ terör örgütü liderini yargılanmak üzere Türkiye’ye teslim etmeyen, teslimin ötesinde her türlü imkanla koruyup kollayan hatta çok net olarak destekleyen ABD stratejik ortağı Türkiye’ye karşı ihanet içindedir.

MAK Danışmanlık olarak yaptığımız pek çok kamuoyu araştırmasında Türk toplumun güven endeksini zaten iyice kaybetmeye başlayan ABD bu son darbe teşebbüsüyle toplum vicdanında “darbecilik yaftasına” mahkum olmuştur.

 

  1. TÜRKİYE’DE 15 TEMMUZ’DA CUMHURBAŞKANININ HALKI MEYDANLARA ÇAĞIRMASIYLA BAŞLAYAN MEYDANLARDA NÖBET EYLEMLERİNE BİR YADA BİR KAÇ GÜN KATILDINIZ MI?

            Türkiye’de 15 Temmuz’da Cumhurbaşkanının halkı sokaklara meydanlara çağırmasıyla başlayan meydan gösterilerine her siyasi görüşten toplumun % 72 si en az bir kerre katılmış. Bunların % 20 si hergün katılmaya devam ederken, % 28 bir kaç gününü nöbet tutma hassasiyetiyle zamanını meydanlarda geçirmiş. Hiç katılmadım diyenlerin oranı ise sadece % 22.

Bu rakamlar demokrasi nöbetine katılımın iktidarın ötesinde önemli bir muhalefet desteğinin de oluştuğunu göstermesi bakımından önemlidir.

 

  1. ŞU ANA KADAR OHAL SİZİN GÜNLÜK YAŞANTINIZDA OLUMSUZ ANLAMDA BİR DEĞİŞİME NEDEN OLDU MU?

İlk anda herkesin hayatımız zorlaşacak endişesi ile baktığı OHAL uygulaması FETÖ terör örgütüne karşı hızlı ve kararlı uygulamalar için anayasal bir düzenleme olarak hayata geçirildi.

Hükümetin biz OHAL’i “milletimize karşı değil devletin etkin işleyişi için” sınırlı süreli getiriyoruz ifadesi ve OHAL uygulama sürecinde hükümetin sözünde durması / duracağını göstermesi vatandaştan yüksek bir destek görmesini netice vermektedir.

Hem geçmiş uygulamalar hem de uluslararası uygulama modelleri içinde sokaktaki insanlara yönelik hemen hemen hiç bir kısıtlamanın olmadığı bu uygulama özellikle yapısal değişimlerin hızlı işlerlik kazanmasında çok başarılı görülmektedir.

 

  1. 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ SONRASI OY VERDİĞİNİZ SİYASİ PARTİNİN DURUŞUNU DESTEKLİYOR MUSUNUZ?

Her siyasi partiden seçmene ayrı ayrı sorduğumuz bu soruda vatandaşın 15 Temmuz darbe teşebbüsünde kendi partisinin liderini nasıl gördüğünü anlamak istedik. Ak Partili seçmenin partisinden % 95’lik memnuniyeti, % 4 lük kararsızlarla neredeyse blok bir destek olarak okunmalıdır.

 

  1. 2 AYLIK GÖREV SÜRESİNİN SONUNDA BİNALİ YILDIRIM BAŞBAKANLIĞINDAKİ 65. TC HÜKÜMETİNİ BAŞARILI BULUYOR MUSUNUZ?

Bu çalışmanın yapıldığı tarihlerde görev süresi 2 aya yaklaşan Binali Yıldırım hükümetine duyulan sempati 15 Temmuz darbe girişimine rağmen hem Ak Partili seçmenin güvenini hem de yaklaşık % 4.5 bir ilave teveccühü göstermesi bakımından önemlidir.

Siyasi partilere oy verme nedenleri arasında ilk sırada ekonominin geldiği gerçeği Ak Parti’ye ve siyasetin az konuşup çok iş yapan yüzü Binali Yıldırım’ı topluma sevdirmiş görülmektedir.

 

  1. 15 TEMMUZ DARBE TEŞEBBÜSÜNÜN BAŞARISIZLIKLA SONUÇLANMASI VE DEMOKRASİNİN KAZANMASINDA EN BAŞARILI SİYASİ PARTİ LİDERİ KİMDİR?

Siyasi parti liderlerinin 15 Temmuz darbe teşebbüsüne karşı ortaya koydukları duruşları parti tabanlarında olumlu karşılandı. Ancak özellikle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ilk andaki çıkışı çok ciddi takdir toplamış durumda…

Başbakan Binali YILDIRIM partisinin oy oranı ölçüsünde destek bulurken bu soruya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı dahil etmediğimizi belirtmeye sanırım gerek yok.

Bu soruda hükümete destek oranı değil; siyasi liderlerin darbe teşebbüsünün başarı ile sonuçlanmasında katkısını anlamaya çalıştık. Hükümetin başarı grafiğini ayrı bir soruda değerlendirdiğimiz için cevap bu menfur eylem karşısında ortaya konulan başarıyı göstermektedir. Ayrıca vatandaş hükümeti zaten mücadeleyi yapmak zorunda görüyor.

 

  1. 15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİ ÖNCESİ FETÖ TERÖR ÖRGÜTÜNÜN EN CİDDİ TAHRİP ETTİĞİ KURUM SİZE GÖRE HANGİSİDİR? NEDEN?

Ülkemiz kurum ve kuruluşlarını habis bir ur halinde saran, maalesef bu süreçte suret-i Haktan görülmesi Milli ve  İslami değerleri kullanmasıyla fark edilmesi çok da kolay olmayan FETÖ’nün ilk sırada TSK olmak üzere ülkenin ana damarları olan adalet ve eğitimi kontrole alıp felç ettiği anlaşılmaktadır. Adalet adına mahkemeler insanlara çok ağır cezalarla devlete düşman olmasını sağlarken, eğitimde paralel yapıya yönelmenin önü açılsın diye devletin eğitim sistemi bilerek baltalanmıştır.

Bu anlamda TSK da çok hızlı bir revizyon yapılırken; adalette hem yapısal düzenleme hem de adli vakalara yönelik terör ve toplumsal infiale neden olan suçlular hariç olmak üzere acil bir ceza indirim yada af gündeme getirilmelidir.

Eğitim ise daha uzun soluklu olarak milli duyarlılık esası ve performans ölçülü bir sistem değişikliği ile yeniden ele alınmalıdır.