23 – 24 HAZİRAN 2016 TÜRK TOPLUMUNUN AVRUPA BİRLİĞİ MÜZAKERE SÜRECİNE BAKIŞ AÇISI ARAŞTIRMASI
9
27 AĞUSTOS- 2 EYLÜL 2016 BİNALİ YILDIRIM BAŞBAKANLIĞI’NDAKİ 65. T.C. HÜKÜMETİNİN İLK YÜZ GÜN PERFORMANS ARAŞTIRMASI
5 Eylül 2016
Screenshot_1
TÜRKİYE’DE TOPLUMUN DİNE VE DİNİ DEĞERLERE BAKIŞI
22 Haziran 2017

23 – 24 HAZİRAN 2016 TÜRK TOPLUMUNUN AVRUPA BİRLİĞİ MÜZAKERE SÜRECİNE BAKIŞ AÇISI ARAŞTIRMASI

7

Araştırmanın Kimliği

 

        

Bu çalışma 23 – 24 HAZİRAN 2016 tarihlerinde TÜRK TOPLUMUNUN AVRUPA BİRLİĞİ MÜZAKERE SÜRECİNE BAKIŞ AÇISI ARAŞTIRMASI başlıklı Türkiye Geneli 54 milyon seçmenin 20.000 de biri ile 2.700 kişi ile telefonla yapılan bir araştırmanın (CATI METODU) özet raporudur. 

Araştırmanın; finansmanını MAK Araştırma Değerlendirme Danışmanlık A.Ş. karşılamış olup; Araştırmanın analiz ve değerlendirme çalışmalarını MAK Araştırma Değerlendirme Danışmanlık A.Ş. bünyesinde faaliyet gösteren ARGEDER DÜŞÜNCE ENSTİTÜSÜ hazırlamıştır.

MAK Danışmanlık olarak yaptırttığımız bu çalışmada toplumun sosyo-kültürel ortalamasına uygun doğru ve yeterli denek belirleme, bu deneklere bağlı olarak verilerin çoklu analizlerle ölçümlenmesinde LİKERT METODU kullanılmıştır. Saha çalışmasında %1.3 yanılma / hata payı ile değerlendirme yapılmıştır.

Araştırmada deneklerin belirlenmesinde % 52.5 erkek, % 47.5 bayan olmak üzere cinsiyet dengesi oluşturulmaya çalışılmıştır.

1

 

2

 

3

 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ifade ettikleri gibi Türkiye’nin yaklaşık 40 yıldır kapısında beklediği Avrupa Birliği ile devam eden müzakere sürecinin devam ettirilip ettirilmemesi konusunda bir referandum yapılmış olsa Türk toplumunun müzakereleri  devam ettirmeyelim, burada bırakalım yönünde bir tavrı olacağı görülüyor.

            Yöneticilerinin onurlu duruşunu her zaman destekleyen Türk halkı özellikle geçen hafta içinde İngiltere Başbakanı Cameron’un açıklaması benzeri onur kırıcı açıklamalar karşısında çok hızlı şekilde ortak akılla hareket etmekte onurlu bir duruşu desteklemektedir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hem yurt içinde; hem de özellikle mazlum ve mağdur milletler nazarında toplumsal kabulünde bu onurlu duruşun etkisi tartışılmaz derece önemlidir.

 

4

Türk toplumu ezici bir çoğunlukla Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi bünyesine alma konusunda samimi olmadığına inanmaktadır. 

            Mak Danışmanlık olarak farklı dönemlerde yaptığımız Avrupa Birliği’ne güven endeksi araştırmalarında son dönemde tek kelime ile güven bitmiş durumdadır. Bunun en önemli nedeni ise Avrupalı idarecilerin Türkiye’nin üyeliği konusundaki onur kırıcı ifade ve üsluplarıdır.

 

5

Türk toplumu Avrupa Birliği’nin bizi bünyesine almamasına neden olarak “Müslüman olmamızı” görmektedir.

         Müslümanlık dışında kalabalık nüfusumuz ve müzakere sürecinde sorumluluklarımızı yeterince yerine getirmemiş olmamızı da bu anlamda bir olumsuz neden olarak görmektedir.

 

6

Vatandaşımız Avrupa birliğine girme konusunda Türkiye’nin çabalarını samimi bulmaktadır. Zaten 40 yılı bulan bu süreç karşılıksız bir aşk olarak okunduğunda samimiyet ortadadır. Elbette bu 40 yılın hepsinde aynı kararlılık aynı düzeyde olmamıştır.

            Özellikle Ak Parti iktidarları döneminde Avrupa Birliği müzakereleri bir müstakil bakanlıkla takip edilen özel bir alan haline gelmiş sayısız müzakere faslı açılmıştır. Ve hemen her alanda Avrupa Birliği müktesebatına yönelik düzenlemeler hayatımıza girmiştir. Bunlardan vatandaşımızın kişi hak ve özgürlüklerine katkı sağlayan konular olduğu kadar bizim değerlerimizle uyuşmayan konularda vardır. Ancak hükümet olabildiğince her konuda mesafe alma gayretini sürdürmüştür.

 

7

İnsanımızın kişisel hak ve özgürlüklerinin önündeki engelleri kaldırması, vatandaşın tercihleri üzerindeki vesayetlerin sona ermesi  adına Avrupa Birliği müktesebatı önemli bir vesile olmuştur.

            Kopenhag Kriterleri başta olmak üzere batının kendi insanının huzuru adına uyguladığı pek çok kriter ülkemizde sosyal hayatı rahatlatmıştır. Bunu bilen vatandaşın bu anlamdaki çalışmaları Avrupa Birliği şartına bağlı olmaksızın idareciler tarafından hayata geçirilmesi beklentisi çok yüksektir.

 

 

 

8

Vatandaşımız Avrupa Birliğine alternatif olarak; başta İslam ülkeleri olmak üzere komşumuz ülkelerle yeni birlikler kurmamızı, bu anlamda Avrupa’nın kuyruğunda yer almaktan öte İslam coğrafyasında lider olmamızı önermektedir. Bu anlamda komşumuz olan Rusya’yla da bir beraberliğin faydalı olacağı düşünülmektedir.